Kadın cinayetlerini sormak yargılanıyor: “Bu dava kadınlara gözdağıdır”

Mimoza Kadın Derneği üyesi Şehriban Şeker’in, Gülistan Doku ve Rojin Kabaiş’in şüpheli ölümlerine dair verdiği röportaj nedeniyle yargılandığı davanın karar duruşması cuma günü Mersin’de görülecek. Karar duruşması öncesi konuşan Dernek Başkanı Çiğdem Göksoy, bunun kadınların adalet talebini susturmaya yönelik bir dava olduğunu vurguladı.

Haber-Fatoş Sarıkaya

Mimoza Kadın Derneği üyesi ve Mersin Kadın Platformu aktivisti Şehriban Şeker hakkında, Rojin Kabaiş ve Gülistan Doku’nun ölüm süreçlerine ilişkin verdiği bir röportaj nedeniyle “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yaymak” suçlamasıyla dava açıldı. İddianamede, Şeker’in Mezopotamya Ajansı’na verdiği röportajda dile getirdiği açıklamaların “gerçeğe aykırı” olduğu ve kamuoyunu yanılttığı öne sürüldü.

Mersin 15’inci Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen üçüncü duruşmada savcı, Şeker’in ayrıca “kamu barışını bozma” suçlamasıyla cezalandırılmasını talep etti. 16 Ocak Cuma günü görülecek karar duruşması öncesinde Kadından Haber’e konuşan Mimoza Kadın Derneği Başkanı Çiğdem Göksoy, tüm kadın kurumlarını dayanışmaya çağırdı.

“KADIN CİNAYETLERİNİ SORGULAMAK SUÇ SAYILIYOR”

Çiğdem Göksoy, Şehriban Şeker’in söz konusu açıklamaları kadın cinayetlerinin üzerinin örtülmesine karşı yapılan bir savunuculuk faaliyeti olarak tanımladı. Göksoy, Şeker’in Sığınaklar Kurultayı sürecinde yaptığı röportajın, ailelerin ve avukatların kamuoyuna yansıyan beyanlarını aktarmaktan ibaret olduğunu vurgulayarak, “Bu röportajda dava konusu yapılabilecek, suç unsuru oluşturabilecek herhangi bir durum olmadığını çok iyi biliyoruz. Eğer bir kadın cinayetini sorgulamak, delillerin neden toplanmadığını, dosyaların neden ilerlemediğini sormak ‘halkı kin ve nefrete sürüklemek’ olarak tanımlanıyorsa, burada dönüp yargı sisteminin, emniyetin ve adli süreçlerin kendisinin sorgulanması gerekir. Gülistan Doku dosyası altı yılı geride bıraktı, hala gizlilik kararı var. Rojin Kabaiş dosyasında da benzer bir tablo görüyoruz. Bu bize münferit değil, sistematik bir sorunla karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor” dedi.

“KADIN ÖRGÜTLERİNİ GERİ ÇEKMEK İSTİYORLAR”

Göksoy, davanın aynı zamanda kadın örgütlerini hedef alan bir yıldırma politikası olduğunu belirterek, “Mimoza Kadın Derneği olarak Mersin’de ve Türkiye genelinde kadına yönelik şiddetle mücadelede güçlü bir çalışma yürütüyoruz. Bu dava, yalnızca bir arkadaşımıza açılmış bireysel bir dava değil; feminist kadın örgütlerini ötekileştirmeye, marjinalleştirmeye dönük bir girişimdir. Bugün bir arkadaşımıza dava açılır, yarın bir başkasına. Ama biz bu süreçleri tanıyoruz. Bu davalar bizi durdurmadı, aksine dayanışmamızı büyüttü. Bu davalar bizim için hiçbir zaman yolu bırakmamıza ya da bu mücadelemizden geri adım atacağımız anlamına gelmedi. Aksine örgütlenerek bugüne kadar gelebildik” diye konuştu.

KARAR DURUŞMASI İÇİN DAYANIŞMA ÇAĞRISI

Göksoy, cuma günü görülecek karar duruşması öncesi tüm kadın örgütlerine çağrıda bulunarak şunları söyledi:

“16 Ocak Cuma günü saat 09.45’te Mersin 15’inci Asliye Ceza Mahkemesi’nde karar duruşması görülecek. Buradan tüm feminist kadın örgütlerini, kadınları ve hak savunucularını dayanışmaya çağırıyoruz. Bizler Gülistan’a, Rojin’e ve kaybedilen tüm kadınlara ne olduğunu sormaya devam edeceğiz. Bu davalar bizi susturamayacak.”

 

Paylaş

İlgili Yazılar